Hürriyet

8 Temmuz 2013 Pazartesi

İşte Geldim ... (Balayı) Part:3

Merhabalar;
Önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi sıra balayında.. :)
Bizim balayı programlamamız ve balayımız birazcık farklı oldu açıkcası :)

Bizim ilk planlarımız yurtdışıydı aslına bakarsanız.
 Fakat nedendir bilinmez bu fikirden vazgeçtik..
 İkimizde Gökçeadayı çok seviyoruz ve bir an orayı da düşündük ama daha sonra hiç görmediğimiz bir yer olsun ve bizim için özel bir yer olsun diyince biraz daha uzaklara Antalya ya bakındık.
 Ama malum Antalya taraflarındaki muhafazakar oteller hem çok pahalı hemde bir çok yapmak istediğiniz faaliyette eşinizden ayrılmak zorundasınız..


Öncelikle normalde bayanların araştırıp ayarladığı balayını bizde damat ayarladı banada sürpriz yaptı :)
Aylar öncesinden Muğla-Kayaköy'deki Villa Crillo yu ayarlamıştı..(Eğer benim merakım birazcık rahat durabilseydi beni çok da güzel bir sürpriz bekliyordu :):) )

Düğünden 1 gün sonra yola çıktık.. Muğla da ki balayımız 1 hafta sürecekti. Zaten villanın giriş ve çıkış zamanları Pazartesinden Pazartesine idi. Biz Salı günü girdik villamıza fakat Pazartesi çıktık.. Zira bir balayı daha bekliyordu bizi :)

Yolculuğumuz beraber ilk yolculuğumuz olduğu için çok eğlenceli ve çok güzel geçti.
Muğlaya vardığımızda çok yorgunduk fakat. O gün evimize alışmaya çalışıp çok güzel bir şekilde dinlendik..
Aaaa bu arada Villamıza vardığımızda bizi böyle bir oda bekliyordu. Balayı çifti olduğumuzu bildiklerinden çok güzel sürprizler hazırlamışlar bize :)




İkinci gün biraz Fethiye birazda havuz keyfi yaptık..
Daha sonra biraz gezmenin bize çok iyi geleceğini düşündüğümüzden Saklı Kent ve Tlosa doğru yola koyulduk. 
 Saklıkent hava ne kadar sıcak olursa olsun sanki onbinmilyon adet klima çalışıyormuşcasına serin.. 
Tabii ki suyuda buz gibi.. 
Biz sadece yürüyerek gidilen köprü kısmında bulunduk zira hep suya girmek istemedik hemde o kadar soğuk suda bel hizama kadar giremezdim. :) 



Saklıkent elbette ki güzel ama benim asıl hoşuma giden beni etkileyen Tlos oldu.. 

Bölgenin en yüksek dağlarında bulunuyor Tlos.. Yukarı çıkıp baktığınızda hem korkuyor hemde mest oluyorsunuz..İşte o kareler.. 




Elimde o kadar çok resim var ki en uygunları bunlar oldu :)

Kaya köyde çok fazla antik yer var elbette ki hepsini gezemedik ama mümkün olduğunca her yerin tadına bakmayı denedik ve istedik. 


Ama bizim en çok hoşumuza giden yerler kahvaltı mekanları idi :)

Bunlar sadece bir kaçının resimleri :)








Sosyal mecralarda ki takipçilerim bilirler tatilin hakkını fazlasıyla verdik :) 

Balayımızın ilk haftası böyle geçti diğer ikinci haftası ise bir sonraki postta :) 

Buarada bu gece ilk sahurumuza kalkıyoruz.. Hepimize hayırlı ramazanlar.. Rabbim Bu güzel ayın bize sağlık sıhhat ve ülkemize huzur getirmesini nasib eylesin.. 

Sevgiler

İşte Geldim ... (Düğün) Part:2

Merhabalar 
Şu yazımda başladığım mini yazı dizime devam ediyorum :) 
Önceki kınaydı.. Şimdiki de düğün hakkında olacak. 
Ve elbette ki sonraki balayı yazısı olacak.. 
Aldığım sorulara cevapları bu şekilde vermeyi planlıyorum. :)
Umarım memnun kalırsınız...
***
Gelinliğim burada yazdığım bir çok yazıdan sonra düğünümden 2 hafta önce bitmişti. 
Teslim aldığımda bütün kaygılarım bitmiş sadece eksiklerimi tamamlamak kalmıştı. 
Gelinliğimi İstanbul Moda Gelinlikte yaptırdım. 
Bir modellerinde gördüğüm eteğin üst kısmını kendim uyarlayıp duvak ve model kısımlarını elbette ki kendime  
uyarlayıp tasarladım. Daha doğrusu tasarladık..
(Gelinlikçiniz çok ama çok önemli sizi sakin tutmayı başarmaz ise eğer çok ama çok stresli günler peşinizi bırakmaz.. 
Dediğim gibi ben bu konuda şanslı idim :) )


Gelinliğimi teslim aldıktan sonra elbette ki kına çiçeğimdeydi sıra.. Eminönünde birçok yere baktıktan sonra umudumu kesip o hazır köpük çiçeklere kaldığımı düşünmüştüm ki yine Fatihte çiçek yapan bir yerden temin ettik çiçeğimide..




 Elbette ki ilk hali böyle değildi; Esra yine bir şeyler katmadan duramadı.. :))


Gelin ayakkabımı çok ama çok önceden almıştım. Malum ikinci provada etek boyu için istiyorlar ayakkabıyı. 
Bende hemen temin ettim.. Ama istediğim ayakkabıyı bulamayınca yaptırdım.. 
Oda gelinliğime takım olmazsa olmazdı tabii :P 
Ayakkabı hakkında ne kadar doğru bir seçim yaptığımı düğünümde anladım.. O kadar oynama ve ayakta durmama ragmen bir kere bile çıkarma ihtiyacı duymadım.. ( yanımda babet olmasına rağmen :)) Çok rahat olmasından ziyade şık olması benim için ayrı bir motivasyon oldu.
Ama size tavsiyem şıklığını değil rahatlığını göz önünde bulundurun.. Kesinlikle gününüzü katletmeyin.



Nişanımda ve kınamda olduğu gibi yine kuaförüm Yasemin Erarslandı..

Ben kuaförüm ve fotoğrafçımın programlarından dolayı sabah 7 de kuaförümde olmak zorundaydım. 
( Buarada düğünüm aksam 7 de idi. )

Sabah erkenden kuaförüme gittim. Ve hersey sorunsuz ve mükemmel tamamlandı. 11'de kuaförümden çıkıp damadımla birlikte Atatürk Arboretumu'na doğru yola koyulduk bir heyecan :)

Ben o gün 3 saatlik uykuyla durduğum için aşırı yorgun ve uykusuzdum..Evet saat öğlen 1 e kadar idare ettim fakat daha sonra pilim bitti. Yinede Fotoğrafçılarımız güzel enerjileri ile durumu öyle güzel idare ettiler ki çıkan resimlere ben bile çok şaşırdım :) 



Kahramanlarımız ise; 

Saat 14:00 da işimiz bittiğinde evimizin yolunu tuttuk. 
Bundan sonrası nasıl geçti ve ne oldu bilmiyorum tek hatırladığım sahne şu: 


Heee evet bir tek ben mi varım bilmiyorum ama gelinliğimle yarım saat kadar uyuduğum doğrudur.. :):):)


Sonrasında ise enfes bir düğün.. :) 
Biz oynayan oynamayan herkesi düşünmek istediğimiz için düğünü klasik bir düğün değil bir programa dayalı olarak yaptık..
Nikahımızı da düğünümüzde kıydırıp herkesin bu ana tanık olmasını istedik. 
Sonrasında misafirlerimiz yemeklerini yedikten sonra bizi tebrik ettiler. Eğlenceye kalmak istemeyn bu aşamadan sonra terasa veya salonun bir başka kısmı olan iç kısma geçti.. 
Biz ise; 
Coştukda coştuk :):) 

Gerçekten bütün yorgunluğumuza, stresimize ve koşturmamıza değdi..
Hele ki misafirlerimizden hala gelen o güzel görüş ve düşünceleri duymak bizi çok mutlu ediyor.
Her kesimin keyif aldığı kimsenin sıkılmadan vakit geçirdiği bir düğün oldu.. 
Hüzün ve mutluluğun karıştığı bu güzel günümün hep sürmesini istedim.. 
Şükür ki evliliğimin her  geçen günü o günün sadece bir başlangıç olduğunun kanıtı gibi :) 
Dilerim Allahtan hakeden ve isteyen herkese Rabbim bu huzur yaşatsın.. 
Bir dahaki yazımda ise balayımız olacak.. 
Sevgiler

4 Temmuz 2013 Perşembe

İşte Geldim ... Part:1

Merhabalar.. :) 
Buradan size kısa bir süreliğine gidiyorum dediğimde henüz düğün hazırlıkları içerisindeydik.. Şimdi ise 3 haftalık evliyim.. 
Aslında anlatacak bahsini edecek çok fazla şey var.. 
Fakat ben yavaş yavaş kısa kısa bahsedeceğim size.. :) 
Öncelikle ev ve çeyiz hakkında bilgi vermek istemiyorum. Herkes kendi maddi durumunun olanaklarında hazırlıklar yapıyor. Bende aynen öyle yaptım. 
Fakat verebileceğim tavsiyeler var elbette ki.. 
Ben yıllar öncesinden porselen takımları alıp koydurmadım çeyizime her şeyi evlilik hazırlıkları yapmaya başladığımda Bernardoyu tercih ettim. 
Ve en büyük tavsiyem eğer düğün zamanı zorlanmak istemiyorsanız kesinlikle hiç bir eşya yada çeyiz almayın kenara bol bol para koyun. En mantıklı evlilik hzırlığı o bence. 

Mutlaka bir defteriniz olsun ve herşeyi not alın.. Çünkü kafanız o dönemlerde bir dünya oluyor :):):) 

Tüm bunların haricinde bu postumda size Kına gecesi detaylarımdan bahsetmek istiyorum..


Afişimin çizim ve tasarımı bir çok logo ve grafik tasarımımı başarıyla yapan kız kardeşime ait.. 
iletişim için: kubrabayirsokak@gmail.com


Kına gecesini bayanlar arasında yapmak istemedik. Yani mekanda açık olmak bana huzursuzluk verir diye düşündüm.. Bu yüzden türban ve makyajımı gayet güzel yaptırdım :) 

Elbette ki seçimim yine Yasemin Erarslandı... 


Yine pişman olmadım elbette ki :) 

Kınalığımı tarlatanlı bir tuvalet şeklinde seçtim.. Hem gelinliğim çok sade diye hemde bindallı giyinmek istemediğim için her ikisinin açığını da kapatmak istedim.. 
Ve iyi ki de öyle yapmışım.. 
Kınalığımdan çok ama çok memnundum.. 
Etraftan hala gelen güzel görüşlerde bunun en güzel geri dönüşümü :) 



Kınalığımı satın almadım kiraladım.. Bu yüzden arkası fermuarlı değil ipliydi.. O görüntüde çok hoşuma gitmediği için arkaya hemen bir çözüm bulup kınalığımada duvak yaptım..
Bunun haricinde;
Kına gecem güzel sürprizlerle doluydu.. Kız kardeşlerim kuzenlerim ve arkadaşlarım bana çok çok güzel sürprizler hazırlamıştı.. :)


Maskeler, şarkılar muhteşem bir akşam geçirmemi sağladı..  :) 
Hep dua ediyorum o akşam bana kim ne yaşattıysa bin katlısını da Rabbim onlara yaşatsın inşallah... :)



Kınam yakılırken hiç ağlamadım.. Allah ağlanacak dert vermesin hiç birimize inşallah..Böyle güzel şeylerde ağlamak pek gelmez içimden :P ( düğün postunda kim ağladı acaba :):)))

Kına postum şimdilik bu kadar Düğün ve balayı postum ise çok yakında burda :)

Sevgiler


About